Ankara’da gerçekleştirilen HDP 2. Genel Konferansı sırasında bir basın toplantısı düzenleyen HDP bileşeni partiler, Efrîn işgalini kınayarak yaptıkları açıklamada “Afrin halklarının yaşam hakkını savunduğumuz kadar, Türkiyeli yoksul halkın çocuklarının da yaşam hakkını savunuyoruz. Afrin ve Kuzey Suriye halklarıyla dayanışma içinde olacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz” dediler.

HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, ESP Genel Başkan Vekili Fadime Çelebi, Devrimci Parti Genel Başkanı Musa Piroğlu, SYKP Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, DBP Genel Başkan Yardımcısı Hecire Özdemir’in katılımıyla düzenlenen açıklama SYKP Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları yaptı.

“Sermayenin yeni rejimi, faşizmi toplumun tümüne zorla dayatılıyor”

“Türkiye’yi tehdit ettiği iddia edilen Afrin, Suriye sınırı içinde Rojava’nın bir parçasıdır ve bir tehdit oluşturduğu iddiası doğru değildir. Kürt halkına yönelik; mutabakat görüşmelerinin bitmesiyle beraber yeniden imha, yok sayma politikası devreye girmiştir. Afrin işgal girişimi bunun bir parçasıdır” diyen Hatimoğulları açıklamasını şu şekilde sürdürdü:

“Katliamcı, tecavüzcü, gerici IŞİD’e karşı Araplarla, Ermenilerle, Ezidilerle beraber onurlu ve cesur bir mücadele yürüten Kürt halkının Suriye sınırları içinde statü kazanması engellenmek isteniyor. İçe dönük olan hedef ise; Afrin savaşı üzerinden yaratılan şovenizm dalgasıyla barış, demokrasi, eşitlik, özgürlük ve adalet isteyen tüm toplum kesimlerinin sesini boğmak, muhalefeti tümüyle susturmak ve sermayenin yeni rejimini, faşizmi toplumun tümüne zorla dayatmaktır. Havuz medyanın katkısıyla adeta bir savaş oyunu reklamı yaparak buna katkı sağlanmaya çalışılıyor.”

“Afrin tıpkı Kobanê gibi direniyor”

Bunun bedelinin Türkiye’nin tamamı ödediğine; Reyhanlı, Kilis başta olmak üzere sınırda yaşayan halkların kendilerini asla güvende hissetmediğine ve burada nereden atıldığı belli olmayan roketlerle halktan insanların kaybedildiğine dikkat çeken Hatimoğulları “Savaşın ekonomik yansımaları, yarattığı yoksulluk da başka bir boyuttur. Kısacası savaşın ağır faturasını yoksul halkların çocukları olarak bizler ödüyoruz” dedi.

“Yerli ve milli” savaş ittifakının, bölgede ve Türkiye’de bir kez daha hüsranla karşılaştığına vurgu yapan Hatimoğulları “Çünkü Afrin tıpkı Kobanê gibi direniyor. Türkiye’de savaşın yarattığı büyük yıkımların farkında olanlar; Türk, Kürt, Arap, Ezidi, Ermeni, Acem vs. ayırımı yapmadan insanın en doğal hakkı olan yaşam hakkını savunanlar; tek adam rejimini kabul etmeyenler baskılara rağmen ‘Afrin’i işgal girişimine son verilsin, barış ve özgürlük tesis edilsin’ diyor. Avrupa ve Ortadoğu’nun dört bir yanından kitleler alanlara akarak aynı talepte bulunuyor” dedi.

“Halkların boğazından kestiğiniz lokmayı savaş bütçesine akıtma hakkınız yok”

HDP bileşenleri olarak “Afrin’de savaşa hayır” dediklerini söyleyen Hatimoğulları, açıklamayı “Halkların boğazından kestiğiniz lokmayı savaş bütçesine akıtma hakkınız yoktur. Afrin halklarının yaşam hakkını savunduğumuz kadar, Türkiyeli yoksul halkın çocuklarının da yaşam hakkını savunuyoruz. Afrin ve Kuzey Suriye halklarıyla dayanışma içinde olacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz” sözleriyle sonlandırdı.

 Kaynak: Özgür Gelecek