Devrimci Partili Kadınlar resmi hesapları üzerinden seçim sürecine ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı.

Açıklamada, AKP iktidarı boyunca kadın cinayetlerinin ve şiddetin katlanarak artması özünde kadınları hedef aldığını, iradesizleştirmeyi ve ehlileştirmeyi hedeflediği vurgulandı. “16 Nisan’da ‘’HAYIR’’dan, işgale karşın barış şiarına uzanan seslerimizi 24 Haziran’da ve sonrasında erkek devletin istikrarını bozmak için yükseltelim.” denen açıklama, “İrademiz kadın kurtuluş bilincimiz, gücümüz dayanışmamızdır.” cümleleriyle son buldu.

Yayımlanan açıklamanın tam metni ise şöyle:

KADINLARIN SEÇİM PUSULASI; YARIM DEĞİL TAM, O ZAMAN ‘TAMAM’
Seçim ya da karar vermek adına ne dersek diyelim varacağı yer aynıdır ve eğer doğanın döngüsü içerisinde iradi yanıyla insansanız bu da varlığınızın en tabii yönüyle karşınıza çıkar. Yani yaşam içinde tercihler yapar bu temelde de konumlanırsınız. Ancak Türkiye ve uluslararası emperyal güçlerin baskı, zor ve erk siyaseti içerisinde kadın kimliğiyle yaşamanın hayatlarımızda tekabül ettiği yer iradesizleştime, metalaştırma, kadın bilincinin örgütlü dayanışmasını kırma ve yok etme olunca bütün insani yaşamın tanımlarının da içini boşaltmış oluyor.  Hal böyle olunca kısa tanımları bir kenara bırakıp sorular ve sorunlar kıskacında gündemi anlama ve doğalında aldığımız cevaplarla savaşırken buluyoruz kendimizi. Bugün egemenlerin baştan sona çizdiği savaş, kaos, ekonomik krizinde oluşturduğu zeminde yönetememe buhranından doğan güncel siyasetin tablosu kadınların gündelik yaşamından tutalım da, üretim araçları içerisindeki konumlanışına kadar hedef haline getiriyor. Yani bugün git gide artan kadın cinayetlerinin, kadına yönelik artan şiddetin, kadınların savaş ganimeti haline getirilişinin senaryosu erkek devlet-ler tarafından yazılıyor.
AKP iktidarı boyunca kadın cinayetlerinin ve şiddetin katlanarak artması özünde kadınları hedef aldığını, iradesizleştirmeyi ve ehlileştirmeyi hedeflediğini gösteriyor. 16 yıllık iktidarı boyunca kadınlara dönük kirli-erkek siyasetini hesaplarımıza katmadan dahi 2018’in ilk 4 ayında kayıtlara geçen haliyle 130 kadın erkekler tarafından katledildi. Yargıda ise yerini bulmayan katliamların hesap defterini halı altına atarken güncel olarak OHAL itibari ile karşımıza çıkan müftülük yasası, çocuk istismarı yasası gibi erkek şiddetini, taciz-tecavüzü tanıyan, yasallaştıran tekliflere tanıklık ettik. Yargıda erkek kimliğini korumaya alan AKP’nin kadınlara karşın yürüttüğü açık savaşın bölümleri yargıda olduğu kadar sanatta ‘’kadınlar sahneden insin’’ ile, eğitim içi müfredatta çocuk yaşta evliliği işlemesiyle, siyasi demeçlerinde kadın bedenini, emeğini, kimliğini taşlaması ve hedefleştirmesi ile bir bir çekildi. Ve bu senaryoyu yazmaya devam ediyor. Bir yanda da kadınları politikadan tecrit etme arzusuyla kıyasıya kadın hapishanelerini doldurmaya, kadınların örgütlü mücadelesini kırmak adına saldırılarına devam ediyor. HDP’den vekilliği düşürülen kadınların sayısı ise 6 oldu. Bugüne dek AKP iktidarının kadın mücadelesine dönük belirgin sindirme yöntemlerinin başında kadın hareketini pasifize etmek yer alırken bugün baskı politikalarına karşı kadınların iradesi teslim olmadan büyüyor.
Meclisin ‘’er meydanı’’ olduğunu vurgulayan egemenlerin girdikleri tartışmalarda düello davetlerini ‘’erkeksen gel’’ler ile patriyarkal sitemin sözcülüğünü de gerçekleştirirken biz kadınlara ise 24 Haziran seçimleri kapsamında tek seçenek düşüyor; kadın dayanışması. Erkek egemenliğin kutuplar oluşturduğu seçim sürecinden geçiyoruz. Baskın, kendini erkek iktidar tarafından dayatan erken seçimin süreci itibari ile açığa çıkan seçenekler ortada. Kadın cinayetlerindeki istikrarı, cinsel sömürüde devamlılığı şiar edinen Cumhur ittifakı erken seçim kararını verirken, yakın süreçte bileşimini tamamlayan Millet ittifakı da kadınlara karşı birbirlerinden farksız rotalar çiziyor. HDP ise kadın temsiliyeti ve erkek egemenliğin politikasına karşın tavrı ile bir alternatif oluşturuyor. Bugün sandıktan kadınlara özgürlük çıkmayacağını sarayın bahçesinden görmek mümkün iken kurtuluşumuzun resmini sokaklardan çiziyoruz. 16 Nisan’da ‘’HAYIR’’dan, işgale karşın barış şiarına uzanan seslerimizi 24 Haziran’da ve sonrasında erkek devletin istikrarını bozmak için yükseltelim. İrademiz kadın kurtuluş bilincimiz, gücümüz dayanışmamızdır.
Devrimci Partili Kadınlar